![]() | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER KATEGORİLERİHABER ARAEN ÇOK OKUNANLARYEREL HABERLERSAYAÇ |
A.K.P. Nedir?! Harun Kılıç
AKP için amaçları uğruna her yolun mubah olduğu gerçeği, bir kez daha gözler önüne serildi... Anayasa değişikliği için referandum tarihi yaklaştıkça, neleri görüp yaşayacağımız netleşmeye başladı.. Değişikliği düşünülen 26 maddenin içerisine geçici AKP’nin kafasında tasarladığı asıl değişikliğin Diğerlerinden ziyade Anayasa Mahkemesinin ve HSYK’nın üye seçimleri ile bu kurumların üye atamaları ve sayıları olduğu konusu netleşti. Böyle olduğunu veya böyle olacağını biz bilmiyor muyduk? Elbette böyle ve özellikle bu amaca yönelik olduğunu biliyorduk. Nitekim gerek sizlerle paylaştığımız yazılarımızda gerekse bulunduğumuz ortamlarda sözlü olarak bu hususu sürekli dile getirdik… Bu bakımdan bizim için bir çelişki veya ilerde olacakları anlamama gibi bir durum yoktur. Ülkemizde büyük bir gerilim söz konusudur. Farkındaysanız döndürüp dolaştırıp işi bu kerteye getiren AKP iktidarının ta kendisidir. Değişikliklerin boyutları ve özüyle ilgili olarak; vicdan sahibi hiçbir kimsenin hayır diyemeyeceği öyle farklı şeyler söylediler ki, burada tekrarlamaya gerek yok. Çünkü hepimiz gördük geçirdik. Bu arada her zaman olduğu gibi ve adeta genlerine işlemiş olan riyakârlık maalesef yine su yüzüne çıktı… AKP için amaçları uğruna her yolun mubah olduğu gerçeği, bir kez daha gözler önüne serildi. Bu savımı müsaadenizle şöyle açıklamak istiyorum. Ülkemizde sorumluluk almaya başladığı günden bu güne; herkes gibi bizimde takip ettiği Sayın Başbakan ve onun yol arkadaşlarının tamamına yakınının siyaset sahnesine çıktıkları, hatta siyaset öncesinde bile “siyasi düşman belledikleri” zaman zaman edep, adap dışı olarak “kafatasçı” nitelemesinde bulundukları bir cenahı aniden hatırlamaları iddialarımın en büyük ispatıdır. 12 Eylül mağdurlarını karşı kutuptan olanlardan şimdiki Kültür Bakanı Ertuğrul Günay dahil bazılarını da sırf bu tür bir istismar uğruna yeni hatırladılar!!! Hatırladılar diyorum. Çünkü Başbakan Erdoğan’ın veya Bülent Arınç’ın geçmişten bu güne, bir kez olsun Rahmetli Mustafa Pehlivanoğlu’nu veya diğerlerini andıklarına asla inanmam.. Bu kadar iddialı söylüyorum. İşte arşivler ortada, şimdiye kadar hangi gazetede, hangi dergide, kitapta 12 Eylül Cuntasının katlettiği vatan evlatlarını üzüntüyle veya hayırla andıklarını ortaya çıkartsınlar ki.. Gerçekten mi ağladılar, yoksa “timsah gözyaşları” mı döktüler ortaya çıksın! Tekrarlayacak olursak siyaset bu kadar istismar edilip, bu denli sığ seviyelere inerek dip yapmamıştı… Olumsuzluklar yönünde ilklerin iktidarı olan AKP ve Sayın Başbakan böyle yapmakla bunu da başarmıştır!... Sayın Başbakan bu yönde işaret fişeğini atar da, aylık gelirleri yüz milyarları bulan güdümlü kalemşorlar ve aydınlar(!) durur mu? Başladılar 12 Eylül rejiminden hesap sorma teranelerine. Bunların alayı geçmişte Kenan Evren ve arkadaşlarına methiyeler düzüyordu. Oysa herkes biliyor ki Başbakan ve etrafındakiler 12 Eylül’ün mağduru değildi. Gençler (doğru yada yanlış, haklı veya haksız) birbiriyle vuruşurken, şimdi istismara kalkanlar dünyalıklarına dünyalıklar katıyorlardı… Asıl önemlisi geçici 15. Madde ile birçok maddeyi değiştirme girişimini zamanla ortaya koysalardı. Hiçbir partinin bu maddelere karşı koymayacağı aşikârdı. Ama o yola tevessül etmediler. Çünkü iki madde dışında malum madde ve diğerleriyle zaten işleri yoktu… O iki madde çok tartışıldığı ve Anayasa Mahkemesi görevinin dışına taşarak; kendine göre yeni bir madde çıkarttığı için yeniden üzerinde durmaya gerek yok.. Bu nedenle bizim asıl karşı duruş nedenimiz. 1-AKP’nin biz istediğimizi yaparız dayatması. 2-Topluma sosyal, ekonomik yönden katkı sağlamadıkları hâlde sağlayacakmış gibi kandırmaya yönelik tavırlardır… 3-Daha çok demokrasi” hikâyeleri ile aslında adım adım kurmayı hedefledikleri, arkalandıkları güçlerin de desteğiyle “sivil dikta heveslerinin” önünü açmak girişimleridir... AKP’ nin iktidara geldiği gün ile bu günleri karşılaştırırsak. Dolar milyarderleri artarken halkın fakirleşmesini, ülkenin borçlarının katlanarak artmasını, yandaş medya ve işadamlarının yaratılmasını, yolsuzlukların artmasını bir kalem geçersek. a) Bölücü teröre kurban verdiğimiz Şehit sayısı artmıştır. b) Terör artmıştır. c) Bölücülük faaliyetleri hızlanmıştır. d) Dil ve kültür hakları derken. Ülkenin bir bölümünün ayrılması da artık tartışılmaya başlanmıştır. e) Bazı valiler, AKP iktidarının çok eleştirdikleri 60 yıl öncesinin valileri gibi davranmaya başlamıştır. Yani iktidarın il başkanı gibi davranmaktadırlar. e) Siyasi manada tamamen ABD’nin güdümüne girilmiştir. Yukarıda birkaç maddeyle anlatmaya çalıştığım gibi. Sekiz yılda ülkeyi doğru dürüst yönetemeyip bu hâle getirenlerden elbette hesap sorulması gerekmektedir. Bu meyanda AKP yönetimi de iktidarın değiştiği anda kendilerine bu hesabın sorulacağını gayet iyi bilmektedir. İşte bu nedenle A.K.P. devreye konulmuştur. Başlıktaki sorumuzu yineliyelim. Nedir bu A.K.P.? (A) Adalet ve Kalkınma Partisini, (K) Kurtarma (P) Plânının kısaltmasıdır! Yazılan bütün senaryolar, yapılması düşünülen anayasa değişikliği ve değişiklik için üzerinde oynanan çeşitli oyunlar ile sahte gözyaşlarının tamamı. İşte bu AKP’yi millete ve yargıya hesap vermekten kurtarma planı gereğidir. Kısacası Türk milletini farklı alanlara odaklandırarak.. Tıpkı, Okyanus ötesinin geçmişteki ürünü olan (ruh ikizleri) 12 Eylül yönetimi gibi; kendilerine de hesap sorulmasının önüne geçmek içindir… Öyleyse bu hesabı bozma zamanıdır… Bu haber 409 defa okunmuştur.
|
YAZARLARIMIZ
SON YORUMLANANLAR
GALERIÜLKÜCÜ HAREKET |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
MİLLİ OCAK COM - HABER 2006 - 2010 & SİTEDE BULUNAN HABERLER KAYNAK GÖSTERİLEREK YAYINLANABİLİR. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||