MİLLİ OCAK HABER
ANASAYFA HOSTİNG TASARIM REKLAM HİZMETLERİ FOTO GALERİ VİDEO SİTENE EKLE RSS BİZE YAZIN ÜLKÜ FORUM

HABER KATEGORİLERİ

HABER ARA


Gelişmiş Arama

TURANSAM


TÜRKİSTAN'DAN HABERLER


YEREL HABERLER


REKLAM ALANI


EDİTÖR BAŞVURU


HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

SAYAÇ


Tarih Tekerrür Edecek Mi ?

Hakan TOĞA

12 Temmuz 2010, 02:10

Hakan TOĞA

 
Yıl 1918…
Türk Milleti yenik çıktığı Birinci Dünya Savaşı’nın yaralarını sarmaya çalışıyor.16 devlet kurmuş bir millet en son ve en büyük devletinin çırpınışlarını izliyor;Osmanlı yıkılıyor.Birinci Dünya Savaş’ında bir çok cephede kahramanca savaşan ve adını tarihe altın harflerle yazdıran Türk Milleti savaş sonunda yenilen taraf olmaktan kurtulamamıştı.İstanbul başta olmak üzere ülkenin dört bir yanı işgal devletleri tarafından kuşatılmış bazı Osmanlı yöneticileri de bu işgal kuvvetlerinin adeta uşaklığını yapmaktaydı.İstanbul’a demirleyen işgal gemilerini gören Mustafa Kemal “Geldikleri gibi giderler” diyerek bu işgalden kurtuluşun ilk kıvılcımını çakmıştı belki de. Anadolu’nun bir direniş hareketine ihtiyacının olduğunu anlayan Mustafa Kemal arkadaşlarıyla beraber Türk Milleti’nin de desteği ile büyük bir hareket başlama hazırlığındaydı.Bu hareket Türk Milleti’nin bağımsızlığına düşkünlüğünü dünyaya bir kez daha gösterdiği ve bu millete ihanet edenlere gereken dersin verildiği Kuvay-i Milliye hareketiydi.19 Mayıs 1919’da Bandırma vapuru ile Samsun’a çıkartma yapan Mustafa Kemal Anadolu’nun dört bir yanına yayılacak ve bağımsız yeni bir devletin temellerini atacak olan Kuvay-i Milliye hareketini başlatmıştı.Yurdun her köşesinde yeni bir mücadeleye hazırlanılıyordu.Bu bir cephe savaşı değildi bu bir milletin bağımsızlık mücadelesiydi.Birinci Dünya Savaşı’nda maddi manevi büyük kayıplar veren ama bayrağını indirmeme adına mücadeleden vazgeçmeyen bir komutanın önderliğinde bir milletin bağımsızlık hareketiydi bu.Milli Mücadele döneminde ülke içinde de hainler olmuştu.Mustafa Kemal’in hareketine karşı başlatılan dış destekli isyanlar,ayaklanmalar,işgal kuvvetlerinin mücadeleleri ve bu işgal kuvvetlerinin güdümündeki bazı devlet yöneticileri ne milleti ne de Mustafa Kemal ve arkadaşlarını yıldıramamıştır.1920’de “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” diyerek İstiklal Savaşı başlamıştı.Büyük Ermenistan hayaliyle Anadolu’ya saldıran Ermeniler Kazım Karabekir komutasındaki Türk ordusundan büyük bir ders almıştı.Kars,Ardahan kurtarılmıştı.Güney’de de bir destan yazılıyordu.Antep,Urfa,Maraş işgal ordularına rağmen halkın müthiş direnişiyle düşmana verilmiyordu.Batı’da düşmana gereken dersi veriyordu Türk Milleti.Düşman hızla ilerliyordu ama Türk milleti de vazgeçmiyordu bu mücadele yurdun dört bir yanına yayılıyordu.Türk Milleti,Anadolu’nun her karışında işgal ordularını püskürtmek için canla başla mücadele ediyordu.Birinci Dünya Savaşında on cephede savaşan,büyük ve önemli kayıplar veren,fakirleşen,yorgun düşen bu millet İstiklal Savaşı ile yeni bir destan yazıyordu.Birinci Dünya Savaşı’nı kaybeden Türk Milleti  İstiklal Savaş’ını kazanıyordu.Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının önderliğinde Türk milleti işgal ordularını püskürtmüştü.Bu yeni bir destandı.Anadolu’nun her karışı Misak-ı Milli içerisine alınmış ve bir avuç toprak verilmemiştir.Türk milleti bağımsızlığını kazanmış ve 17. Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurarak tüm dünyaya gereken dersi vermiştir.
 
Yıl 2010…
Doksan yıl önce büyük bir bağımsızlık mücadelesi vererek ülkenin bütünlüğünü koruyan Türk milleti bugün benzeri bir işgalle karşı karşıyadır.O gün topraklarımızda cirit atan işgal kuvvetleri bugün emperyalizmin cephe saldırısı dışındaki bütün silahlarını kullanarak ülkemizi işgal etmiştir.Psikolojik savaş,terör,etnik ayrıştırma,mezhep bölünmesi vb gibi silahlarla böl ve yönet taktiğini tıpkı o gün işgal kuvvetlerine yandaşlık yapan İstanbul hükümetini kullandıkları gibi bugün de mevcut siyasal hükümeti kullanarak rahatça gerçekleştirmektedirler.Doksan yıl önce de silahla,topla,tüfekle giremedikleri ve bölemedikleri bu vatanı bugün de bu şekilde bölemeyeceklerini anlayan küresel güçler,ülke içi “taşeronlarını” kullanarak bu amacı gerçekleştirmede büyük bir yol katetmiştir.O zaman işgal kuvvetlerinin bayrakları,orduları yurdun dört bir yanında kol geziyordu şimdi bunlar olmayabilir ancak Pkk kamplarında ele geçirilen “Made in Italy” yazılı bombalar,Abd veya Rus menşeili silahlar,ölen teröristlerin boynundan çıkan haçlı kolyeler ve Ortadoğu’daki müttefiklerimizde(!) barınan Pkk lider kadroları bu işgalin de o günkü gibi küresel bir boyutta olduğunu açıkça göstermektedir.
1984’de ilk faaliyetlerine başlayan PKK ve bugün onun siyasal uzantısı konumunda bulunan partiler bu ülkenin bölünmesi için büyük uğraş vermektedir.Son zamanlarda artan terör olaylarından sonra Başbakanımız da Pkk’nın bir “taşeron” olduğunu ifade etmiştir.Bu demek oluyor ki bugün ülkemizin, başta doğu bölgelerimiz olmak üzere büyük bölümü Pkk’yı taşeron olarak kullanan güçler tarafından işgal altında.Bu durum uluslar arası hukukta da meşru müdafaa hakkını doğurmaktadır.Yani genel olarak baktığımızda bugün Türkiye doksan yıl öncesini yeniden yaşamaktadır.Ve o gün bu buhrandan nasıl çıktıysa bugün de ancak öyle çıkabilecektir.
Topyekün bir mücadele ve milli seferberlik olmadan ülkemizin sürüklendiği bataklıktan çıkması çok zor görünmektedir.Pkk’nın en büyük silahı kürt vatandaşlarımızı temsil ediyor gibi gösterilmesidir.Ancak tarihe bakıldığında Pkk’nın en büyük katliamları Doğu bölgelerimizde kürt vatandaşlarımıza karşı gerçekleştirilmiştir.Bu yüzden bu milli seferberliğin başlangıç noktası Doğu bölgelerimiz bu hareketi başlatan da kürt vatandaşlarımız olmalıdır.Doksan yıl öncesinden ilham alarak Hasan Tahsin’i,Sütçü İmam’ı,Yörük Ali Efe’yi örnek alarak bu ülkenin bütünlüğü için tehditlere,saldırılara aldırmadan Pkk’ya,onun siyasal uzantılarına,bölücülük yapan belediye başkanlarına karşı büyük bir sivil irade örneği göstermelidirler.Doksan yıl önce işgal kuvvetleri halkı tehdit etmedi mi,silah zoruyla analarına,bacılarına göz dikmediler mi? Hepsini yaptılar ama buna rağmen Sütçü İmam başörtüsüne uzanan ele bile tahammül edemeyerek silahını çekti.Bu insanlar büyük kayıplar verdiler belki ama asla yurt vermediler,torunlarına bağımsız bir ülke bırakmak için can verdiler.
Bugün ülkemizin dört bir yanında yürüyüşler yapılmaktadır.Pkk’ya karşı lanet sloganları atılmakta,sanal ortamlarda Pkk ve siyasal uzantılarına karşı propaganda faaliyetleri yürütülmektedir.Kürt vatandaşlarımız en az diğer bölgelerdekiler kadar bu olaylara tepki göstermelidir.Türk milleti olarak,bir bütün olarak dünyaya gücümüzü ve bağımsızlık sevdamızı bir kez daha göstermeliyiz.Tehditle,silahla,cinayetlerle ve bazı kesimlerin cehaletlerinden faydalanarak ancak %6  oy alabilen bir (örgüt) parti bahsettiğimiz bu direnişin gerçekleşmesiyle büyük bir çözülme yaşayacaktır. Beklediğimiz sivil tepkinin aksine kürt vatandaşlarımızın kendilerini ayrı görmesi,askeri,polisi,devleti suçlaması bizi sadece felakete götürecektir.Bizler inanıyoruz ki Pkk sadece ufak bir azınlığın temsilcisidir.Tıpkı doksan yıl önce küresel güçlerin oyunuyla isyan çıkartanlar gibi.İnanıyoruz ki bu millet gerektiğinde bağımsızlığı için herşeyini feda edecektir.Pkk’nın kullanmak istediği kürt vatandaşlarımız tıpkı doksan yıl öncesinde olduğu gibi tek kimlik altında,tek çatı,tek bayrak,tek devlet altında ;Türk Milleti adı altında bu mücadeleyi gösterecektir.Aksi takdirde terörün taşeronluğunda ülkemiz bölünmenin eşiğine gelecektir.Bağımsızlık, değeri kaybedildikten sonra anlaşılan ve bir millet için değeri ölçülemeyen bir kavramdır.Şimdi söz yeniden Türk Milletin’de.Hep beraber,kolkola emperyalizme hakettiği dersi bir kez daha verelim.Ne derler, tarih tekerrürden ibaretmiş.Bakalım doksan yıl öncesindeki birlik,beraberlik ve bağımsızlık aşkıyla verilen mücadele tekrar verilecek mi? Yani tarih tekerrür edecek mi?
 
Hakan TOĞA

Bu haber 132 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLARIMIZ

Faruk ARSLAN Faruk ARSLAN
Referandum
Mehmet Batuhan Örs Mehmet Batuhan Örs
Kılıçdaroğlu ve Genel Af
Fuat YILMAZER Fuat YILMAZER
ÖLÇÜYÜ KAÇIRMAK YİĞİTLİK MİDİR?
Hasan TOKU Hasan TOKU
Ülkücü Şehitler Mecliste
Fatih EREN Fatih EREN
Yazık ki, Ne Yazık!
Hakan TOĞA Hakan TOĞA
Kürt Meselesi; Aktörler ve Söylen(e)meyenler
Selahattin DOĞAN Selahattin DOĞAN
Başbuğum, Bizi Hep Destekledi
Gazi KARABULUT Gazi KARABULUT
Kan ve Milliyetçilik
Gökhan GÖKÇEK Gökhan GÖKÇEK
Şanı Büyük Osman Paşa
Serdar GÖK Serdar GÖK
AKP'NİN Politika'ya Sunduğu Yenilikler
Tunar ÇALIŞKAN Tunar ÇALIŞKAN
MİTolojik çözümsüzlük
Aşık TURANİ Aşık TURANİ
TERÖRE KESİN ÇÖZÜMLER (4)

BİLGİ YARIŞMASI


ÜLKÜCÜ HAREKET


SİZİNDE BİR SİTENİZ OLSUN



MİLLİ OCAK HABER 

MİLLİ OCAK COM - HABER 2006 - 2010 & SİTEDE BULUNAN HABERLER KAYNAK GÖSTERİLEREK YAYINLANABİLİR.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi